“Türkiye ekonomisine ve geleceğimize inanıyoruz”

“Biz Türkiye’nin gelişimine, yüksek teknolojili üretim kabiliyetlerini arttırmaya, istihdamı geliştirmeye devam edeceğiz. Sektörümüzde, ülkemizde lider, küresel bir çözüm ve gelişim ortağı olacağız. Bu amaçla Endüstri 4.0’ın önemli dinamiklerini sistemlerimize entegre ediyor, gerekli altyapıları hazırlıyoruz.”

Assan Hanil Genel Müdürü Atacan Güner

Genel olarak kariyerinizden, otomotiv sektöründeki çalışmalarınızdan ve özel olarak Assan Hanil içerisindeki görevinizden bahsedebilir misiniz?

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, çalışma hayatıma 2002 yılında Ford Otosan’da Proses Mühendisi olarak başladım. 2003 – 2005 yıllarında Toyota’da Ar-Ge Mühendisi olarak görev aldım. 2005 – 2012 yılları arasında Toyota İngiltere ve Toyota’nın Brüksel’de bulunan Avrupa Genel Merkezi’nde satın alma departmanında çeşitli görevler üstlendikten sonra 2012 – 2014 yıllarında Toyota Türkiye’de Satın Alma Müdürü olarak çalıştım.

2012-2013 yılları arasında Maltepe Üniversite’nde MBA öğrenimimi tamamladım. 2014 yılında ise, otomotiv yan sanayinin önemli ana parça tedarikçilerinden olan Assan Hanil ailesine katıldım. Assan Hanil’de sırası ile Tedarik Zinciri Direktörü ve Ticaret Direktörü görevlerinde bulunduktan sonra bu yıl Genel Müdürlük görevine getirildim.

Assan Hanil çalışmaları ile otomotiv sektörüne öncülük etmeye devam ediyor. Şirketin Türkiye’deki yapılanması ve genel durumundan bahsedebilir misiniz?

Kibar Holding ve Güney Koreli Seoyon E-Hwa ortaklığı ile 1997 yılında kurularak otomotiv sektöründe ana parça tedarikçisi olarak üretime başladık. Sadece otomotiv sektöründe değil, tüm ulaşım araçları sektöründe en iyi ve özgün çözümü sunabilmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.

Kocaeli ve Bursa’daki üç farklı lokasyonda bulunan tesislerimizde, 80 bin metrekarelik fabrikalarımızda, 1.000 kişilik dinamik kadromuzla çalışıyoruz. Otomasyona dayalı yüksek teknoloji ile sürücü ve yolcu koltukları, ön ve arka tamponlar, kapı panelleri, ön kumanda panelleri, gibi parçaların üretimini gerçekleştiriyoruz.

Bugün, müşterilerimizin talep ve beklentileri doğrultusunda modern ve teknolojik tesislerimizde üretim yapabilme imkanına sahibiz. Ürün gruplarına uygun yeni teknolojilerin geliştirilmesi, ağırlık azaltma, maliyet optimizasyonu ve kaliteyi arttırmaya yönelik yenilikçi projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

2016 yılında ISO sıralamasında 159. sırada yerimizi aldık, 2016 yılında satış ciromuzu 223 milyon Euro’ya yükselttik. 2017 sonu itibariyle planlanan çerçevede büyüme bekliyoruz.

_MG_071finishUzun yıllardır bu sektör içerisindesiniz. Endüstri 4.0 ve teknolojik yeniliklerin otomotiv sektöründe ne tür gelişmeleri ortaya çıkaracağına inanıyorsunuz?

Türkiye’de şirketlerin birçoğunun gündeminde endüstri 4.0 yer alıyor. TÜBİTAK tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’de sanayinin dijital olgunluk seviyesinin Endüstri 2.5 seviyelerinde bulunuyor. Şirketlerin sadece yüzde 50’sinin gelecek 5 yıl içerisinde üretim hatlarına ilgili teknolojileri entegre etme yönünde strateji geliştirdikleri görülüyor. Şirketlerin yüzde 20’sinin ise herhangi bir stratejisi bulunmuyor.

Tüm bu tabloya rağmen Türk sanayisi önünde ciddi bir fırsat da var; Türkiye penceresinden bakacak olursak, dünyada Akıllı Üretim Sistemleri’nin geliştirilmesi ile sanayide bir paradigma değişimi yaşandığını açıkça görüyoruz. Sanayi yapısı artık siber fiziksel sistemlerin yer aldığı bir dünyaya doğru evriliyor. Sanayideki bu dönüşümü gerçekleştirmeyi başarabilen ülkeler ve şirketlerin önemli rekabet üstünlüğü elde edecekleri açık. Belkide an itibariyle tarihi bir noktada olduğumuzu söylemek mümkün. Teknolojide ilk kez dünya normlarını yakalama şansımız var.

Biz Assan Hanil olarak, Türkiye ekonomisine ve geleceğimize inanıyoruz. İş dünyası olarak yatırımlarımızı dönemsel hareketlere göre değil, ülkemize katma değer yaratmak üzere planlıyoruz; Türkiye’nin gelişimine, yüksek teknolojili üretim kabiliyetlerini arttırmaya, istihdamı geliştirmeye devam edeceğiz. Sektörümüzde, ülkemizde lider, küresel bir çözüm ve gelişim ortağı olacağız. Bu amaçla Endüstri 4.0’ın önemli dinamiklerini sistemlerimize entegre ediyor, gerekli altyapıları hazırlıyoruz.

Assan Hanil, Ar-Ge’ye verdiği önem ile Türkiye’nin kendi alanındaki en önemli şirketlerinden biri. Son dönemde bu alanda yaptığınız yatırımlardan, yeni ürünlerinizden bahseder misiniz?

Müşterilerimize sağladığımız hizmet kalitesini daha da artırmak ve ulaşım araçları sektöründeki çıtayı daha da yükseğe çıkarabilmek için önemli bir adım attık ve 2011 yılında kendi bünyemizde Ar-Ge merkezimizi kurduk. Kurduğumuz Ar-Ge merkezi için bu konuda, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı onayı ve desteğini de alarak, Türkiye’de bu desteği almayı hak eden sayılı kuruluşlar arasına girme başarısını gösterdik. Ar-Ge merkezimiz ile müşterilerimize yenilikçi ve özgün çözümler sunuyoruz.

Ar-Ge Merkezi’mizin kurulduğu ilk günden bu yana, gerçekleştirmiş olduğumuz çalışmalar neticesinde, 29 adet tescillenmiş fikri mülkiyet hakkımız olup, değerlendirme sürecinde toplam 29 adet başvurumuz bulunuyor.

2016 yılında Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz özgün tasarımlı, ihracat potansiyeli yüksek, hava süspansiyonlu ticari araç sürücü koltuğu (ASD) projesi için ilk fonksiyonel prototip koltuğu ürettik. Özgün tasarımlı hava süspansiyonlu ticari araç sürücü koltuğu projesi kapsamında Ford Otosan ile tedarik anlaşması imzaladık. Bu anlaşma çerçevesinde koltuğumuz kısa süre içerisinde seri üretime geçecek

Türk Hava Yolları ve THY Teknik A.Ş. ile Türkiye’de uçak koltuğu imalatını gerçekleştirmek üzere TSI – “Uçak Koltuk Üretimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.” Ortak Girişim Şirketi’ni 2012 yılında kurduk. TSI, yüksek kaliteli, hafif ve yenilikçi ürünlerin tasarımı ile dünya sivil havacılık pazarında kilit bir rol üstlenmeyi hedefliyor. TSI bu amaçla, uluslararası sertifikasyonları da alarak uzun menzil ekonomi sınıfı koltuk tasarımını tamamladı, Airbus ve Boeing’e teslim etti. Mayıs 2017’de ise Türk Hava Yolları, TSI tarafından üretilen yerli koltukların monte edilerek üretilmiş ilk uçağını Boeing’den teslim aldı. Şuan business class uçak koltuğu tasarımı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

AssanHanil-Fabrika_Foto_01Üretim, teknoloji ve insan kaynakları dışında Assan Hanil, sosyal sorumluluk alanında da etkin çalışmalar yürütüyor. Bu alandaki çalışmalarınızı genel olarak anlatabilir misiniz?

Global Compact (Küresel İlkeler Sözleşmesi) kapsamında Assan Hanil’in de yer aldığı Sürdürülebilirlik Raporu’nu son 4 yıldır hazırlıyor ve paylaşıyoruz.

Sosyal sorumluluk çalışmalarının her zaman şirketimizin odağında olduğunu belirtmek isterim. Bu konuda yaptığımız birçok farklı çalışma söz konusu.

Engelliler Haftası dolayısıyla mayıs ayında Kocaeli Sanayi Odası işbirliği ile Bizimköy Engelliler Üretim Merkezi Vakfı çalışanlarına yönelik bir etkinlik düzenledik.  Assan Hanil çalışanları, bu özel günde desteklerini göstermek amacıyla Bizimköy Engelliler Üretim Merkezi Vakfı çalışanlarıyla bir araya geldiler. Vakıf çalışanları, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları Merkezi (KO-MEK) eğitmenleri tarafından verilen yağlı boya ve kara kalem resim ile işaret dili atölyelerine katıldı.

Kibar Holding kapsamında gerçekleştirilen ‘Kibar Melekleri’ projesi ile ilgili çalışmalarımızı ve desteklerimizi sürdürüyoruz. Her yıl, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir STK ile iş birliği yapıyor ve kadın çalışanlarımıza yönelik etkinlikler düzenliyoruz. Şirketimiz bünyesinde yer alan koşu takımı ile STK’lara destek sağlıyoruz. Assan Hanil bünyesinde düzenlediğimiz; sigarayı bırakma kampanyası, atıktan kitapevi projesi, elektronik atık sergisi ve ağaçlandırma projeleri bu anlamda yaptığımız diğer çalışmalara örnek olarak verilebilir.

2017 yılı için markanız ve kurumunuz için genel öngörünüz nelerdir? Bu yıl içerisinde nasıl bir strateji ile hareket etmeyi düşünüyorsunuz?

Kendi Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz özgün tasarımlı, hava süspansiyonlu ticari araç sürücü koltuğu projesi (ASD) kapsamında dünya pazarlarına açılmayı, müşterilerimizin bulunduğu ülke ve lokasyonlarda yeni tesisler kurmayı hedefliyoruz. Bu proje ile ilgili tesisler dahil 2017-2020 yılları arasında 32 milyon Euro’luk bir yatırım ve ile Avrupa, Rusya ve Kore’ye orta vadede ciddi ölçekte ihracat yapmayı planlıyoruz. Dolayısıyla bu noktada, yalnızca Türkiye pazarı değil, projelerin gelişimine istinaden yakın coğrafyadaki büyük üreticiler de hedef pazarımız içinde yer alıyor.

Doruk Projemiz, Turquality Marka Programı, İnovasyon Odaklı İşbirlikleri ve Teknoloji Yol Haritası çalışmalarımız ile Endüstri 4.0’ın önemli dinamiklerini sistemlerimize entegre ediyoruz. Özellikle SAP S/4 1610 Hana (Doruk Projemiz) ile gelen yeni teknolojilerle birlikte, Endüstri 4.0 uygulamalarını hayata geçirebileceğimiz gerekli altyapıları hazırlıyoruz. Projenin safhaları hayata geçtikçe, Assan Hanil dijital dönüşüm yolculuğu da adım adım gerçekleşmiş olacak. Kibar Holding’in farklı sektörlerdeki tecrübeleri, Seoyon E-Hwa’nın farklı ülkelerdeki operasyonlarının gücü, şirketimizin ve ortaklarımızın gerek yatırım, gerekse entellektüel birikimleri ile sektörümüzdeki önemli oyunculardan biri olmayı, müşterilerimize stratejik avantaj yaratacak çözümler sunmayı sürdüreceğiz.