“Otomobillerdeki metal hissini ve parlaklığı seviyorum”

Küçük yaşlarından itibaren otomobillere ilgi duymaya başlayan ve bugün renkler ve çizgilerle onlara hayat veren ressam Osman Arık, gerçek hissini yaratan resimleriyle farklı bir soluk getiriyor.

Küçük yaşlarınızdan itibaren resme ve özellikle de otomobillere ilgi duyuyorsunuz. Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Çocukluk yıllarımdan bu yana resme ve resim yapmaya büyük ilgi duyan biriyim. Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim İş Öğretmenliği Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldum. Farklı işler yaptıktan sonra son 5 yıldır da kendi atölyemde resim çizmeye devam ediyorum. Küçük yaşlarımdan itibaren büyük bir ilgiyle otomobil çiziyorum. Kendi kendime başladım diyebilirim bu işe. Kimse bana böyle bir şey yap demeden ben çizmeye başladım. Üniversiteye kadar bu işi amatörce devam ettirdim. Akademide ise resim tekniklerini, boyama tekniklerini de öğrendikçe kendimi geliştirdim ve bu işi yağlı boyaya dökmeye başladım. Şu an da ise kendi atölyemde çalışmaya devam ediyorum. Çok çeşitli kurumlardan ve kişilerden siparişler alıyorum. Bunlara ek olarak kendimi tanıtmak amacıyla zaman zaman fuarlara da katıldığım oluyor. Bunlara ek olarak bir kolejde de çalışmaya ve eğitim vermeye devam ediyorum.

Çocukluğunuzdan beri tutkunuz olan otomobilden, bu sevdanızın temelinden bahseder misiniz?

Sahibi olduğunuz şeyler sizin için her zaman önemlidir. Benim de otomobillere olan tutkum aslında böyle başladı. Babam, benim çocukluk yıllarımda araba alıp satardı. Bu nedenle her hafta değişik bir arabayla eve gelirdi. Ben de bu arabalara karşı büyük ilgi duyardım. Otomobillere olan ilgim ilerleyen zamanlarda giderek çoğaldı. Bir gün, bir akrabamız kendi arabasını 5 dakika içerisinde çok güzel bir şekilde çizdi. Bu benim için çok değişik ve ilgi çekici bir şeydi. O an kendi kendime ben de aynı şeyi yapacağım dedim. Bunu yapacağım dedikten sonrasında kalemi elime aldım ve kendi kendime çizim. Resim dünyasına da böylelikle giriş yapmış oldum.

Kaç yaşlarındaydınız o zamanlar?

5-6 yaşlarındaydım. İlk zamanlarda başkalarına bakarak nasıl çizdiklerini anlamaya gayret ediyordum. Ardından yavaş yavaş kendi dünyamı öğrenmeye başladım. Fotoğraflara baka baka kendimi geliştirdim. Günümüzde de bunun etkisiyle “Hiperrealist” çalışma yönünde ilerliyorum. Üniversitede biraz daha hurda araçlar üzerinde çalışırdım. Ama zaman ilerledikçe insanların tepkisinin ve ilgisinin de farkında olarak bu şekilde yoğunlaşmaya karar verdim. Şimdi ise hiperrealistlik klasik otomobil çalışmaları yapıyorum. Foto-gerçekçi bir bakış açısıyla çizimlerimi yapıyorum.

 Çizim yaparken modellerin canlılığı sizi ne ölçüde etkiliyor?

Canlı otomobil modelleriyle çalışmak kesinlikle daha güzel oluyor. Bu şekilde daha çok detay yakalama imkanınız var. Bir fotoğraftan baktığınızda bunun ne kadar kaliteli olduğunu anlayamıyorsunuz. Fotoğrafın kalitesi resmin etkisini, güzelliğini, bütünlüğünü büyük ölçüde etkiliyor. Geçen yıl katıldığım bir fuarda yanımızdaki stantta bulunan bir otomobili çizmiştim. Sahibi resmin güzelliğini beğenip hemen satın almıştı.

 Çizim tekniğiniz nedir?

Tuval üzerinde yağlı boya tekniği ile çiziyorum. Uzun bir süreç gerektiriyor çizimler. Yağlı boya da geç kuruyan bir malzeme. Ancak yağlı boya bana detay yapma imkanı veriyor. Geç kuruduğu için üst üste detay yapabiliyorum, hataları kapatabiliyorum. Örneğin alt tabanı bitirip işte tamam dediğimde kurumasını bekliyorum ve kuruduktan sonra diğer detayları yaparak ilerliyorum.

Günlük ortalama 5-6 saatlik çalışmalarla ilerliyorum. Bu iş, kesinlikle boyutlarına göre değişiyor ve 70×100 boyutunda bir resim ortalama olarak 10 günümü alıyor. İşimi yaparken günlük çalışma saatlerim beni çok etkiliyor. Günde 5-6 saatten fazla çalışamıyorum. Gerçekten detaylı bir iş ve sürekli aynı şeyin üzerine odaklanıyorsunuz. Aynı şeye odaklandığınız için bir süre sonra dikkati toplamak zorlaşıyor. Gözünüz de yoruluyor, başınız da ağrıyor. Ben atölyemde kapalı ortamdayım. Boyanın kokusu, tinerin kokusu derken zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Ayda ortalama 3-4 resim çiziyorum.

Hiç sergi açmayı düşündünüz mü?

Elbette, kendi kişisel sergilerim oldu. İstanbul’da, Ankara’da bu sergiler açtım. Ayrıca fırsat buldukça fuarlara da katılıyorum. Çok memnunum bu tempodan, gayet güzel ilerliyor. Birkaç ödül de aldım.

Ödülleriniz var mı ya da hiç bu tarz ödül gerektiren işlere başvuruda bulundunuz mu?

Var, resim yarışmalarından çeşitli ödüllerim var.

Otomobilin dışında herhangi bir çizginiz var mı?

Hayır, sadece otomobil çiziyorum. Metali çok seviyorum. Metali yapmayı, metal hissini vermeyi, metaldeki parlaklığı hissettirmeyi… Mesela o siyah beyaz dengesi, lastikler beni etkiliyor. Özellikle de lastikler çok ilgimi çekiyor. Bu yüzden de kriterlerim arasında lastik dişleri belli olan veya parlaması belli olan fotoğraflar öncelikli oluyor.

Yurtdışında da çalışmalarınız mevcut mu?

Yurt dışından da siparişler alıyorum zaman zaman. İstenilen şekilde burada hazırlayıp gönderdiğim oluyor.

Satışlarınızı nasıl yapıyorsunuz? Hangi mecra üzerinden gerçekleştiriyorsunuz?

Satışlarımı genellikle Instagram sayfam üzerinden gerçekleştiriyorum. Paris, Amerika, Portekiz, İtalya’dan takip ediliyor. Buradaki alıcılar resimlere görerek ya bir tanesini istiyor ya da sipariş veriyorlar.