Akıllı sistemlere uyum sağlamalıyız

“Yüksek kalite algısı ve bunu destekleyen optimum fiyatlama yapısının, yenilikçi, çözümcü ve esnek yaklaşımların, müşteriye yakın olmanın ve markaya yapılan kesintisiz yatırımın küresel bir marka olma yolunda çok önemli adımlar.”

Otomotiv alanında dünya lideri olmak gibi büyük bir gayeyi gerçekleştirmek için, mevcut uygulamaların, ihtiyaçları ne kadarını karşıladığının iyi analiz edilmesi gerektiğini söyleyen Assan Hanil Genel Müdürü Okan Gedik, müşteri beklentilerinin çok iyi anlaşılması gerektiğini ifade ediyor. Büyük veri ihtiyaçlarının artması ve bunların analiz edilmesi noktasında sistem altyapılarının uygunluğu, birçok ek uygulama ve bunların birbiriyle uyumlu çalışması noktasında yenilenmeye duyulan ihtiyaçların yeni projelerin ortaya atılmasını şart koştuğunun da altını çizen Gedik, Türk firmalarının üretimden sevkiyata tüm tedarik zinciri adımlarını başarı ile uygulama becerisini göstermesi için fiziki altyapı ve kurumsal yönetim kapasitesine sahip olmaları gerektiğini vurguluyor. Dünya Otomotiv Konferansı’nda bir sunum yaparak küresel mega trendlerin Türkiye otomotiv ana parça üreticilerine etkilerini anlatan Gedik, yeni trendlerle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Nesnelerin interneti, dijitalleşme, akıllı ulaşım sistemleri, elektrikli araçlar gibi birçok gelişme otomotiv sektörünün geleceğini yeni baştan çizecek. Sizce 2017 yılı ve ilerisinde otomotiv sektöründe nasıl bir değişim olacak? 

2020’lere elektrikli ve hibrid araçlar ile hafif araç teknolojilerinin, 2030’lara ise otonom sürüş ve araç paylaşım teknolojilerinin damga vurması bekleniyor. Öte yandan sürücüsüz sürüş teknolojisine sahip araçlar aynı zamanda birbirleri ile bağlantıda olacaklar. Olası kaza risklerini en aza indirmek amacıyla geliştirilen bu teknolojiye sahip araçlar, birbiriyle iletişim halinde olacağı için, birbirlerinin hızlarını veya sürüş modlarını kontrol edebilecekler; sürücünün dikkati dağılsa bile otomobilin dikkati hiçbir zaman dağılmayacak. Otomobil, sahip olduğu sensörler sayesinde, 360 derece tüm aracın etrafını, yayaların, bisikletlerin, diğer otomobillerin ani manevralarını fark edecek veya öngörebilecek. Bizim ürettiğimiz parçalar da bu teknolojilerle uyumlu hale gelecek. Kabin içinde sürücünün müsait olduğu süre uzayacak. Sürücü ve yolcu ayrımı kalmayacak. Artan fonksiyon beklentisi ve enerji verimliliği sebebiyle hafiflik çok önem kazanacak. Ergonomi, kabin içi iklimlendirme, uyarı sistemleri ve yolcu davranışlarına göre senkronize olan akıllı sistemler geliştirilecek.

Gelecekte kullanılacak malzemelerde ise hibrit yapılar ve kompozit malzemeler ön plana çıkacak. Akıllı koltuk sistemleri dediğimiz, oturan kişiyi tanıyan, kalp ritmi, vücut ısısını algılayan, çoklu pozisyon hafızası olan, sesle veya dokunmatik aktivasyon, ortam veya bölgesel akıllı iklimlendirme sistemleri devreye girecek. Biyometrik sensör uygulaması ile insan vücudundaki duyuları algılayan sensörler, sürücünün yorgunluk, uyku, kalp ritmi vb. hallerinde uyarı vererek güvenli sürüşe katkıda bulunacak. Klimatik koltuklar, sürücüye konfor sağlarken konsantrasyonunun dağılmasını önleyecek. Şerit takip sistemi, araç şeritten çıktığında sürücüyü koltuğun titremesi ile uyaracak. Akıllı tekstil uygulamaları ile hava alan, terlemeyi önleyen, insandaki statik elektriği alan sistemler hayatımıza girecek. Dijital ekran ile fonksiyon kontrolü yapılabilecek; koltuğun fonksiyonları dijital ekranda ayarlanabilecek. Bu ekran koltukta, dashboardda ya da telefon uygulamasında bulunabilecek. Konforu ve dikkati arttırma uygulamaları ile göz bebeğindeki büyüme ve küçülmeyi, göz kırpma sayısını ölçen sensörler eklenecek.

Genel olarak Türkiye pazarını değerlendirdiğinizde küresel trendlerin nasıl bir etkisi olmasını bekliyorsunuz? Şirketiniz bünyesinde bu küresel trendlere uyum için hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?

Otomotiv yan sanayinin önemli oyuncularından biri olarak, müşterilerimizden gelen talepleri karşılayabilmek adına kapasite ve kabiliyet artışına yönelik önemli yatırımlar yaptık. Assan Hanil ve Türk Hava Yolları işbirliği ile kurulan TSI, Uçak Koltuk Üretim A.Ş. ilk yerli tasarım uçak koltuklarının teslimatını 2014 yılı içerisinde gerçekleştirdi; uzun menzil ekonomi sınıfı koltuk tasarımını tamamlayarak Airbus’a teslim etti. Şu an business class uçak koltuğu tasarımı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. 2016 yılı sonu itibari ile toplam 54 uçaklık siparişi tamamlayan TSI’ın 2017-2023 yılları arasında sevk edilmek üzere de 192 uçaklık siparişi bulunuyor. Kendi Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz özgün tasarımlı, ihracat potansiyeli yüksek, hava süspansiyonlu ticari araç sürücü koltuğu projesi için ilk fonksiyonel prototip koltuğu ürettik. 2017 sonunda seri üretime geçmeyi planlıyoruz. Bu noktada yalnızca Türkiye pazarı değil; yakın coğrafyadaki büyük üreticiler de hedef pazarımız içinde yer alıyor.

Dünya Otomotiv Konferansı’nda öne çıkan bir diğer konu Endüstri 4.0 idi. Avrupa ülkelerinin ağırlıklı olarak çalışmalar yaptığı Endüstri 4.0, otomotiv sektöründe insan gücü üzerinde önemli değişiklikler yaratacak. Sizce sektörü nasıl bir değişim bekliyor?

Sektördeki değişimlere kendimizden örnek verecek olursak, Assan Hanil’in gelişim yolculuğunda önemli kilometre taşlarından biri olan Doruk Projemiz ile mevcut iş süreçlerimizi otomotiv sektöründe en iyi uygulamalarla destekleyerek yeniden yapılandırıyoruz. Doruk Projesi’nin ilk adımında Assan Hanil’de tüm iş süreçleri gözden geçirilerek günün ihtiyaçlarına uygun ve otomotiv sektöründe en iyi uygulamalarla desteklenmiş şekilde yeniden tanımlanacak. Çalışmanın ikinci boyutunu ise “dijital dönüşüm” oluşturacak; yeni iş süreçleriyle entegre biçimde, Endüstri 4.0 uygulamalarını barındıracak şekilde SAP S/4 Hana uygulamaları hayata geçirilecek. Doruk Projesini Kurumsal Dönüşüm içerisinde dijital dönüşümün gerçekleştirileceği bir proje olarak düşünebiliriz. Özellikle SAP S/4 Hana ile gelen yeni teknolojilerle birlikte Endüstri 4.0 uygulamalarını hayata geçirebileceğimiz gerekli altyapıları hazırlıyoruz. Örneğin bütçe ve raporlama, iş zekası gibi araçlar kurgulayacak, Endüstri 4.0 tarafında da otomasyon ve akıllı fabrika uygulamalarını hayata geçireceğiz.

Bu projemizle birlikte iş süreçlerimizde sadeleşme, mükemmelleşme ve hız artışı bekliyoruz. Amacımız müşterilerimizin taleplerine, dünya standartları ölçeğinde hızlı, doğru ve kaliteli cevaplar verebilmek. İş modellerimizin yenilenmesiyle iş gücünde verimliliğin artmasını bekliyoruz. Çalışanlarımızın işleri daha kolay ve hızlı bir şekilde yapabilecek olması onların motivasyonunu ve verimliğini arttıracak. Tüm bu yönlerimizle fark yaratacağımızı düşünüyoruz, tabi rekabetin gereklerine de uyacağımızın altını çiziyoruz.

Okan_Gedik (2)

Türkiye otomotiv alanında bir dünya lideri olabilir mi? Bunun için neler yapmamız gerekiyor?

Mevcut uygulamaların ihtiyaçlarımızın ne kadarını karşıladığını iyi analiz etmek gerekiyor. Ayrıca büyük veri ihtiyaçlarının artması ve bunların analiz edilmesi noktasında sistem altyapılarının uygunluğu, birçok ek uygulama ve bunların birbiriyle uyumlu çalışması noktasında yenilenmeye duyulan ihtiyaçlar yeni projelerin ortaya atılmasını şart koşuyor. Assan Hanil, bahsettiğimiz Doruk Projesi ile uçtan uca yeniden tasarladığı iş süreçlerini SAP S/4 Hana platformunda uygulayan ilk Türk otomotiv firması olacak. Bu anlamda bu projenin çıktıları sektörde diğer firmalara da örnek teşkil edecektir.

Ekonomi Bakanlığı’nın İhracat Destekleri ile Turquality gibi marka desteklerinin önemini küresel arenada oyuncu olma yolculuğuna çıktığınızda daha net görebiliyorsunuz. Fuarlardan, istihdama kadar, gerekli şartları sağladığınız takdirde destek alabiliyor olmak şirketlerin markalarını yurtdışına taşımaları konusunda kolaylaştırıcı bir unsur. Yurtdışında şirket satın almalarını destekleyecek yatırım ve finansman teşvikleri bu yönde planları olan şirketler için önem taşımaktadır. Dış pazarda yaşanılabilecek temel sorunları önceden tespit etmeye yönelik çalışmalar yapmak, pazarı iyi okumak ve gerekli önlemleri alarak yola çıkmak işin başında yapılabileceklerden bir kaçı. Özellikle küresel arenada tutunabilmek, Türkiye’den dünya markası çıkarabilmek için sağlanmakta olan destek programlarının genişlemesini ve sürmesini temenni ediyorum.

Kısa süre önce Türk markalarını küresel rekabet ortamında öne çıkaran ve destekleyen Turquality programına katıldınız. Bu program dahilindeki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Marka bilinci oluşturmayı, şirketlerin marka gücünü ve kurumsal altyapısını güçlendirmeyi, kurumsal olarak belli olgunluğa ulaşmış firmaların markalarının küresel pazarlarda güçlenmesi ve dünya markası haline gelmesini sağlamayı amaçlayan Turquality programı, T.C. Ekonomi Bakanlığı denetiminde yürütülüyor. Biz de bu program dahilinde ve stratejik iş planımız çerçevesinde marka, ürün tasarım ve geliştirme, tedarik zinciri, insan kaynakları ve bilgi teknolojisi süreçlerimizi yeniledik. Turquality başvuru ve denetim sürecini de başarı ile tamamlayarak uluslararası arenada da marka gücümüzü arttırmayı hedefliyoruz.

Kurum olarak Turquality programı ile birlikte 2017 yılında nasıl bir strateji ile hareket etmeyi düşünüyorsunuz?

“Yüksek kalite algısı ve bunu destekleyen optimum fiyatlama yapısının; yenilikçi, çözümcü ve esnek yaklaşımların; müşteriye yakın olmanın ve markaya yapılan kesintisiz yatırımın küresel bir marka olma yolunda çok önemli adımlar olduğunu düşünüyorum. Vizyonumuz çerçevesinde yeni pazarlara girme yönünde stratejik kararlar aldık. Bu önemli adımları destekleyecek şekilde Turquality süreçlerinde elde ettiğimiz başarıdan büyük mutluluk duyuyoruz. Assan Hanil olarak Turquality’nin desteği ve gücüyle vizyonumuz doğrultusunda küresel arenada daha sağlam adımlarla ilerleyeceğiz.”

Türk kurumlarının uluslararası arenada markalaşma yolunda attığı adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yüksek kalite algısı ve bunu destekleyen optimum fiyatlama yapısının, yenilikçi, çözümcü ve esnek yaklaşımların, müşteriye yakın olmanın ve markaya yapılan kesintisiz yatırımın küresel bir marka olma yolunda çok önemli adımlar olduğunu düşünüyorum.

Kendimizden örnek verecek olursak, şirketimizin 2010 yılında yaptığı çalışmalarla kurumsal vizyonunu netleştirmesini bu yolda atılan ilk adım olarak düşünebiliriz. Oluşan vizyon çerçevesinde içinde olduğumuz pazarın yeniden tariflenmesi; geliştirilmesi-kazanılması gereken kabiliyetlerin belirlenmesi, aksiyonlarımızı planlamak için aldığımız stratejik kararlardı. Ardından Ar-Ge merkezimizin kurulması, yapılan toplamda 60 milyon USD’lik yatırımla kapasitemizi arttırarak yeni Tampon Boyahane tesisimizi devreye almamız, THY ile ortak iştirakimizi kurmamız bizim için çok önemli adımlar oldu. Şimdi ise yeni özgün ürünümüz olan Hava Süspansiyonlu Ticari Araç Sürücü Koltuğu ile şirketimizin küresel pazarda boy göstererek büyüme ve küreselleşme yönünde bir kırılma noktası yaşayacağını umuyoruz.