“Otomotiv mühendislerinin söz sahibi olmasını amaçlıyoruz”

“Türkiye olarak otomotiv sektöründeki rekabetçiliğimizin temelini oluşturan lojistik ve düşük iş gücü maliyetleri artık ciddi baskılara maruz kalacak. Türkiye'nin mevcut rekabetçi gücünü korumak ve arttırmak için katma değeri yüksek ve dünya üretim değer zincirinden çok daha fazla pay alan bir Türkiye hedeflenmeli.”

4 yıl boyunca 5 farklı üniversiteden öğrencilerin çalışmaları sonucunda birçok üniversite ve öğretim üyesinin desteğiyle Ağustos 2016’da kurulan Otomotiv Mühendisliği Derneği (OTOMDER), otomotiv mühendisliğini tanıtmak, otomotiv mühendisliğinin sektöre tanıtımını yapmak ve kendi sektöründe tercih edilen bir bölüm olmasını sağlamak amacıyla çalışıyor. Derneğin faaliyetleri ve hedefleriyle ilgili OTOMDER Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ocakoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Türkiye’de otomotiv sektörünün geliştirilmesi için önemli çalışmalar yapan Otomotiv Mühendisliği Derneği (OTOMDER), aktif olarak hizmetlerine devam ediyor. Derneğin genel olarak faaliyet alanlarından ve yapılanmasından bahsedebilir misiniz?

Otomotiv mühendislerinin en temel problemi sektörde çok fazla bilinmemek. Bunun da çeşitli sebepleri var, bölüm ilk mezununu 2011 yılında vermiş olsa da son 3 yıldır sayısal anlamda ciddi mezun vermeye başladı. İlk mezundan bu yana bölümün tanıtımı hiç yapılmamış. Sadece üniversiteler kendi çevrelerinde buldukları birkaç şirketle görüşme yapmışlar. Bölüm toplamda 17 üniversitede var olup şu an ortalama yılda 1000-1500 mezun vermeye başlayınca ciddi bir işsizlik problemiyle karşı karşıya kaldık. Bu noktada ilk defa OTOMDER olarak otomotiv mühendisliğinin temel problemlerini çözmek için Ağustos 2016’da çalışmaya başladık. İlk olarak sektörün öncü dernekleri olan TAYSAD ve OSD ile görüşüp işverenlerin beklentilerini öğrendik ardından üniversitelerde bölüm başkanlarıyla görüşüp eğitim içeriği konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Şu an 17 üniversitenin tamamında temsilcilerimiz mevcut. Partner firmalarımızla üniversite ziyaretleri yapıp işverenler ile öğrencileri bir araya getiriyoruz. Bu süre zarfında Adana’dan Manisa’ya İstanbul’dan Ankara’ya onlarca firmayla görüşüp hem derneğimizi hem de otomotiv mühendisliğini tanıtıyoruz.

Kendi alanında bir ilk olarak kurulan ve çalışmalarına başlayan OTOMDER’in genel olarak çalışma amaçları, vizyon ve misyonlarını açıklar mısınız?

OTOMDER olarak amaçlarımız; otomotiv mühendislerinin mezuniyet aşamasında sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilir şekilde mezun olabilmesini ve sektörün otomotiv mühendisleri için talepte bulunmasını sağlamak. Bu bağlamda vizyonumuz ülkemizde yatırım ve istihdamın en yüksek olduğu alanlardan biri olan otomotiv sektöründe otomotiv mühendislerinin söz sahibi olmasını sağlamak. OTOMDER, vizyonu doğrultusunda öncelikle otomotiv mühendisliğinin tercih edilme oranını arttırmak ve tanıtımını yapmak amacıyla sosyal medya başta olmak üzere medya kuruluşlarıyla iş birlikleri yapmaktadır. Aynı zamanda sektör firmalarının işe ve staja alımda tercihini otomotiv mühendisliği öğrenci ve mezunlarından yana kullanması için çalışmalar yürütmektedir.

OTOMDER’in 2017 yılına dair genel çalışmaları neler olacak? 2018 yılı için planlamalar nasıl, neler yapılacak?

2017 yılında geçtiğimiz süre zarfında Işık Üniversitesi’nde partner firmalarımızdan Figes Mühendislik ile bir etkinlik gerçekleştirdik. Ardından sektörümüzün öncü fuarlarından Automechanika’da stant açıp tanıtım faaliyetlerinde bulunduk. Yaz aylarında 17 üniversitedeki temsilci ağımızı genişlettik ve otomotiv mühendisliğinin memnuniyet seviyesini ölçmek için bir anket yaptık. Yakında bununla ilgili raporu yayınlayacağız. Sektörün iki büyük konferansı olan 11-12 Ekim tarihlerindeki WAC (Dünya Otomotiv Konferansı) ve 2-3 Kasım tarihlerindeki IAEC’ye (Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı) katılacağız. Bu konferanslar için üyelerimize indirimli ve ücretsiz katılım imkanı sağlıyoruz. Bilindiği gibi otomotiv mühendislerinin bir odası yok şu an. MMO’ya bağlıyız. 2018 yılı itibariyle MMO’nun otomotiv ile ilgili komisyonlarında aktif rol almak istiyoruz. Böylece temsil gücümüzü arttırmayı hedefliyoruz. Bunun yanında 2017 yılı içerisinde yaptığımız ve yapacağız çalışmalar 2018 yılında da devam edecek.

Otomotiv mühendisliği alanında etkin çalışmalar gösteriyorsunuz. Türkiye’nin bu alandaki konumu ve yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de otomotiv mühendisliği henüz çok yeni. Dolayısıyla otomotiv mühendislerinin neler yapabileceği ve diğer mühendislik dallarından farkı ne tam olarak bilinmiyor. Otomotiv mühendislerinin kendisine daha aktif yer bulabilmesi için Ar-Ge faaliyetleri çok önemli. Devlet teşvikleriyle Ar-Ge faaliyetleri hızla artıyor ve otomotiv mühendisleri de bu artan istihdamdan faydalanıyor.

Türkiye’de otomotiv mühendisliğinin geliştirilmesi ve uluslararası piyasalardaki gücünün artırılması için ne tür çalışmalar yapılıyor, ne tür çalışmalar yapılmalı?

Düzenlenen panel, konferans ve çalıştaylar ile otomotiv mühendisliği eğitimindeki problemler ve sektör ile öğrenciler arasındaki kopukluklar irdeleniyor ve çözümler belirleniyor. Çıkan sonuçların uygulanabilmesi için sorumluluk; devlet, iş dünyası ve STK’ların üzerine düşüyor. Bu tür çalışmaların artarak devam etmesi gerekiyor çünkü sürekli gündemde tutamadığımız konular saman alevi gibi çabucak sönüyor ve unutuluyor.

Bu noktada sivil toplum kuruluşları olarak size ve üye şirketlerinize ne gibi görevler düşüyor?

Biz bu noktada şirketlerin otomotiv mühendisliğinden beklentilerini devlet desteğini de alarak karşılamaya çalışıyoruz. Bunun için üniversitelerde sürekli etkinlikler düzenliyoruz öğrencilerin şirketler ile direk iletişim sağlanması için şirketleri de üniversitelere götürüyoruz. Üye şirketlerimiz burada çeşitli workshoplar gerçekleştiriyor, iş ve staj başvuruları için bilgilendirmeler yapıyorlar, sektörün değişen dinamiklerini yakından takip etmelerini sağlıyorlar. Tehad ve Figes Mühendislik ile otomotiv mühendislerine çalışma alanlarının ne kadar geniş olduğunu anlatıyoruz. Bunun yanında üyelerimizin mühendislikte kullanılan birçok tasarım ve analiz programını özel indirimlerle veya ücretsiz almasını sağlıyoruz.

Türkiye’de otomotiv mühendisliği eğitimlerini ve akademik yapıyı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konunun geliştirilmesi için sizce neler yapılabilir?

Endüstri 4.0 ile yaşanan değişim sonrası mevcut mühendislik eğitimlerimizin değişmesi kaçınılmaz bir zorunluluk. Endüstri 4.0 ile birlikte artık insanlar robotlarla ve robotlar kendi aralarında iletişim sağlayabiliyor böylece hem üretimin hızı hem de kalite artıyor. Bununla birlikte insana duyulan ihtiyaç da azalıyor. Dolayısıyla eğitim içeriğimiz teknolojik gelişmelere bağlı olarak artık endüstri 4.0 ile birlikte mühendis 4.0’ı yetiştirmeli. Akademik kadromuz güncel gelişmeleri takip konusunda daha yoğun çaba harcamalı. Almanya ve Amerika başta olmak üzere dünya endüstri 4.0 için yoğun çaba harcıyor. Türkiye olarak biz de son birkaç yıldır bu konuyla ilgili çalıştaylar ve paneller düzenliyoruz. Hatta bu tür çalışmalar sonucu TÜSİAD bünyesinde Mart 2016’da “Sanayi 4.0” raporu yayınlandı.

Türkiye olarak otomotiv sektöründeki rekabetçiliğimizin temelini oluşturan lojistik ve düşük iş gücü maliyetleri artık ciddi baskılara maruz kalacak. Türkiye’nin mevcut rekabetçi gücünü korumak ve arttırmak için katma değeri yüksek ve dünya üretim değer zincirinden çok daha fazla pay alan bir Türkiye hedeflenmeli.

Sizce değişen ve gelişen otomotiv sektörüne nasıl adapte olabiliriz?

Dünyada yaklaşık 20 yıldır çalışmalar yürütülen endüstri 4.0 ile yaşanan küresel değişimle beraber yolculuk etmeliyiz. Değişen ve gelişen otomotiv sektörüne adapte olabilmek için bir takım çalışmalar yapılıyor. T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından “Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu” kuruldu. Bakanlık koordinatörlüğündeki bu platformda Türkiye’nin önde gelen Stk ları da bulunuyor. Platformun temel amacı kamuya reform önerileri geliştirmek, özel sektör tarafından farkındalığını artırmak ve bu konuda farklı girişimlerin koordinasyonunu sağlamak. Bakanlık nezdinde başlatılan bu çalışmalarla endüstri 4.0 için daha güçlü çalışmalar yapılıyor.

Türkiye otomotiv alanında bir dünya lideri olabilir mi? Bunun için neler yapmamız gerekiyor?

Türkiye lojistik ve iş gücü avantajlarıyla hem ana sanayide hem de yan sanayide ciddi bir üretim üssü oldu. Artarak devam eden bu başarının ana unsurlarından biri de devlet teşvikleriyle hızla artan Ar-Ge yatırımları oldu. Artan bu yatırımlarla ortaya çıkan Ar-Ge mühendisi ihtiyacı için üniversitelerde verdiğimiz eğitimi gözden geçirip donanımlı bireyler yetiştirmeliyiz. Endüstri 4.0 ile değişen üretim standartlarını büyük oranda uygulayan otomotiv sektörü güçlü Ar-Gesiyle birlikte Türkiye’yi otomotiv alanında bölgesinden hatta dünyada lider yapabilir.